Category: Uncategorized

Erken Yaşlarda Matematik Eğitimi

Mmatwebatematik her an her yerde.
Çocuklar oynarken farketmeden matematik öğrenirler aslında.   Bir manavda gördükleri terazi ilgilerini çekiyor ve birşeyler tartmak istiyorlarsa, evde su bardağına suyu doldurmak, bu suyu boşaltmak en sevdikleri oyunlardan birisiyse oyun oynadığını, hatta yaramazlık yaptığını düşünmeyin sakın. Hemen her evde bulunan şekil kutuları, bloklar, iç içe geçen oyuncaklar ve legolar onlara ilk geometri dersini verir aslında  Bu basit oyunlar-oyuncaklar çocuklarımızı matematikle tanıştırır aslında.
Büyüyen Çocuk Anaokulunda  hazırladığımız eğitim proramlarında birkaç hedefimiz var.

  • Önce matematiğin korkutucu olmadığını; okul öncesi dönemde çocuklarımıza temel matematik kavramlarını tanıştırabileceğimizi kabul etmek. Ve bunun için yöntemler hazırlamak.
  • İkinci amacımız matematiğin eğlenceli yanlarını ortaya çıkarmak. Çocukların oynayarak öğrendiğini unutmamalıyız.
  • Üçüncü amacımız çocuklara, düşünmelerini sağlayacak sorular sorabilmek. Yapılan etkinlikler kadar onların size, sizlerin onlara sordukları sorular, örnekler onlara matematiksel düşünmeyi öğretecektir.

Okul öncesi dönemde de  matematik çalışmaları ve özel matematik etkinlikleri olduğunu biliyoruz. Bu dönemde matematiğe doğru başlangıç yapmak için çalışma kitaplarına, özel eğitim setlerine gereksinim yok aslında. Oyuncaklar ve oyun tüm basılı malzemelerden daha fazla iş görür.
Matematik çocukların üzerinde yaşadığımız dünyayı fiziksel anlamda kavramalarına yaşamı anlamalarına yardımcı olur. Çocuklar dünyayı sayılar ve şekillerle anlamlandırır. Sebep sonuç ilişkilerini kurmayı, düşünceler arasındaki bağlantıları oluşturmayı ve mantıklı düşünceyi öğrenirler. Matematik okulda öğrendiğimiz kurallar ve işlemlerden çok daha fazladır. Yaptığımız her eylemde, yaşamın her anında dilimlediğimiz ekmekte, paylaştırdığımız krakerde, çıktığımız merdivende, açmaya çalıştığımız kavanozda, alışverişte, otobüse binerken, bir spor karşılaşmasını seyrederken matematik var.

Çocuklar yaptıklarıyla ne kadar ilgili, hatta heyecanlıysalar okadar iyi öğrenirler. Bize düşen onların düşünme yöntemlerini geliştirmek ve hayal güclerini desteklemek. Yüksek sesle düşünmelerini ve çözüm aramalarını sağlamalı, problemi onunla beraber çözmeliyiz. Sizler ebeveyn olarak çocuklarınızın en meraklı oldukları zamanları yakalama ayrıcalığına sahipsiniz. Biz de okulda bunu sağlayabilyoruz.

Çocuklar 1,5- 2 yaş döneminde eşyaları gösterir ve “bu” diyerek ne olduğunu sorarlar.  Yanıtlarımız ne kadar detay içerirse öğrenmeyi o kadar desteklemiş oluyoruz. “Pembe bir çiçek” , “Kare bir sandalye.”
Çocuklar büyüdükçe “kaç tane?” veya “ne renk?” gibi sorular soracktır. Soru sormak gelişmektir.

Öğretmenler çeşitli aktiviteler planlar. Ancak  günlük, sıradan olaylarda birden fazla öğrenme malzemesi bulunur. Her gün olan olaylardaki matematiksel bilgileri algılamak daha kolaydır. Çocukların duyularını kullanarak öğrendiklerini, soru sorarak, ama en iyisi, bu soruların yanıtlarını kendileri bulduklarında öğrendiklerini unutmamalıyız. Çocukların farklı sesleri duymasına, dokunabildiği çeşitli objelerle oynamasına fırsat yaratıyoruz. Bulduklarını göstermesine, kendi yorumlarıyla anlatmasına, toplamasına izin veriyoruz. Matematik zeka detayları, sebep-sonuç ilişkilerini kavradıklarında gelişiyor.

U.S. Department of Education ; Early Childhood: Where Learning Begins – Mathematics – adlı makaleden yararlanılarak hazırlanmıştır.

Kökler ve Kanatlar

<iframe src=”https://player.vimeo.com/video/199541729″ width=”640″ height=”360″ frameborder=”0″ webkitallowfullscreen mozallowfullscreen allowfullscreen></iframe>
<p><a href=”https://vimeo.com/199541729″>K&ouml;kler ve Kanatlar &Ccedil;ocuk Eğitimi Animasyon Filim</a> from <a href=”https://vimeo.com/user61560989″>BUYUYEN COCUK ANAOKULU</a> on <a href=”https://vimeo.com”>Vimeo</a>.</p>

Taştan Anlayan Tombişler

bilyeler
Şimdi 20 yaşında olan oğlumla en sevdiğimiz kitaplardı Behiç Ak kitapları.
Yalnızca resimlerden oluşan “Doğumgünü Hikayesi” başlangıç kitabımızdı. Her okuyuşumuzda öykü farklılaştı, uzadı, renklendi.  Günlerimiz  paylaşılan bilyelerBIZIM-TOMBIS-TASTAN-HIC-ANLAMIYOR-224x300le güzelleşti, denizden topladığımız taşlarda anlamını buldu. Oğlumun boyu karış karış kitaplarla büyüdü.
Şimdi “Büyüyen Çocuk Anaokulu” çocuklarıyla okuyoruz aynı kitapları.
Dünya taştan anlamayan Tombişler’le dolup taşarken bizim yetiştirdiğimiz çocukların onlardan birisi olmasını istem
iyoruz.
Çocuklarımız çocuk gibi olsunlar, sürprizler, hayaller, oyunlarla dolu ve rengarenk. Buldukları her taş, her dal parçası onları başka dünyalara taşısın…
Uzun uzun anlatılacak şey değil, çocuğunuzla beraber okumanız lazım. Belki çocuğunuz etkilenir, belki de siz….
Bol kitaplı günler….

Hayatta Bilmem Gereken Ne Varsa Anaokulunda Öğrendim

Hayatta Bilmem Gereken Ne Varsa Anaokulunda Öğrendim

Her şeyi paylaş.
Dürüst oyna (mızıkçılık yapma).
İnsanlara vurma (hayvanlara da).
Aldığını yerine koy.
Dağıttığını topla, pislettiğini temizle.
Sana ait olmayanı alma.
Birisini incittiğin zaman özür dilerim de.
Yemekten önce ve sonra ellerini yıka.
Sifonu çek.
Soğuk süt ve sıcak kurabiye senin için iyidir. (Bizim kültürümüzde, kızarmış ekmek, biraz da peynir…)
Dengeli bir hayat yaşa… Her gün biraz öğren, biraz düşün, biraz çiz, biraz boya, biraz şarkı söyle, dans et, biraz oyna ve biraz da çalış.
Her gün biraz kestir.
Dış dünyaya çıktığında trafikte dikkatli ol. Elele tutuş ve birlikte hareket et.
Çevrendeki yenilikleri keşfetmeye açık ol.
yazan: Robert Fulghum